fbpx
Öncelikle, bu keyif dolu yazımızı okumadan önce size bu yazı süresince dinleyebileceğiniz bir müzik önerelim: Buena Vista Social Club’ın aynı isimli 1997 yılı albümü… Damaklarınızda olduğu gibi kulaklarınızda da Latin Amerika’yı sonuna kadar hissedeceksiniz.
“Kahveye bu muhteşem uyandırıcı ve uyarıcı etkisini veren nedir?” diye sorulduğunda hiç şüphesiz ki akla ilk gelen şey kafeindir. Her ne kadar kahve çekirdeği yağlardan, karbonhidratlardan ve proteinlerden oluşan onlarca çeşit farklı kimyasal madde içerse de, kahvenin temel özelliğini ve insan üzerindeki asıl etkisini gösteren en önemli etken kafeindir.

Görüldüğü üzere, bilhassa da en çok tükettiğimiz kahve türü olan filtre kahvelerin üçte birinden fazlası sadece kafeinden oluşmakta, bu da kahve severleri kafeinsiz bir kahve arayışına yöneltmektedir

Peki, kafeinsiz kahve mümkün müdür?

Her ne kadar kahvenin içindeki kafeinin tamamının kahveden uzaklaştırılması mümkün olmasa da, günümüzde kullanılan ve aşağıda kısaca değineceğimiz metotlarla kahvenin içindeki kafeinin yaklaşık %97’si arındırılabilmektedir.

Decaf Kahvenin Tarihi:

Kafeini ilk kez 19. yüzyılda Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge keşfetmiştir. Runge, itüzümü olarak bilinen yabani meyvedeki bir maddenin sindirilmesi halinde göz kaslarını genişlettiğini bulmuştur. Kahve çekirdeklerinden kafeinin başarılı bir şekilde uzaklaştırılması işlemi de ilk olarak yine bir Alman tarafından, 1906 yılında gerçekleştirilmiştir.

Kaffee HAG adlı bir şirketin sahibi olan Ludwig Roselius, 1903’te deniz yoluyla kahve çekirdeği ithal ederken gemisinin kargo bölmesine deniz suyu sızmış, bu durum kahvenin tadını etkilemese de kafeinin ayrışıp akmasına neden olmuştu. Roselius bunu üretim sistemine uygulayarak önce çekirdekleri bazı asitlerle birlikte buharda tutmuş ve son aşamada benzen kullanılarak kafeinden arıtmıştı. Böylece kafeinsiz kahve doğmuştur.

Decaf Kahvenin Tarihi:

Günümüzde, dekafeinasyon yani kafeinsizleştirme için kullanılan yöntemlerin birincisi, yukarıda anlatılan Roselius metodu olup, diğerleri ise kısaca şunlardır: Doğrudan yöntem, dolaylı yöntem, Swiss Water yöntemi ve Gaz yöntemi.

Doğrudan yöntemde buharda 30 dakika bekletilen kahvenin gözenekleri açılır, dikloro metan (metilen klorid) ve etil asetat ile durulanan kahveden kafein alınır, ardından yine buharda 10 saat bekletilerek kalan kalıntılar temizlenir.

Dolaylı yöntemde, 10 saat sıcak suda bekletilerek kafeini ve yağları ile aroması ayrıştırılan kahve çekirdekleri sudan alınır ve suya dikloro metan (metilen klorid) ve etil asetat katılarak karıştırılır. Böylelikle bu maddeler yardımıyla sudaki kafein nötralize edilmiş olur. Ardından su tekrar ısıtılır, kalan son kafein kalıntıları da temizlendikten sonra kahve çekirdekleri suya tekrar bırakılır ve ayrıştırılmış olan yağlar ve aromalar yeniden kahveye emdirilerek geri yüklenir.

Kimyasal kullanılmadan uygulanan iki yöntemden, birincisi olan Swiss Water yönteminde ise kahve çekirdekleri yüksek ısıdaki suya atılarak ayrıştırma için hazırlanır, aktif karbon filtre yardımıyla kahve süzülerek kafeinden ayrıştırılır, ardından ilk aşamadaki su ile yeni bir tank hazırlanarak kahveden ayrıştırılan aroma ve yağlar yeniden kahveye geri yüklenir.

Kimyasal kullanılmayan diğer yöntem olan Gaz yönteminde ise buharda 30 dakika bekletilerek tüm gözenekleri açılan kahve çekirdekleri basınca dayanıklı kazanlarda yüksek basınç ile karbondioksit gazına maruz bırakılır, ardından su kullanılarak karbondioksitin etkisi ortadan kaldırılır ve filtre edilerek kafein çekirdeklerden ayrıştırılır.

Decaf Kahve lezzetsiz midir?

Yukarıdaki metotlardan da görüldüğü üzere, kafeinsizleştirme işlemi kahvenin yalnızca kafeinden ayrıştırılması sonucunu doğurmakta, ama tüm bu yöntemler uygulanırken kahvenin aroma bütünlüğünü ve lezzetini koruması sağlanmaktadır. Kafeinsizleştirme işlemiyle, kahvede bulunan kafeinin yaklaşık olarak %97’si çeşitli yöntemlerle ayrıştırılabilmekte ve kahvenin kafeine karşı hassasiyeti bulunan insanlarda yarattığı olumsuz etkiler en aza indirilebilmektedir. Yine hamile veya emziren kadınlar gibi kafein tüketimine kısıtlama getirilen kişiler için de biçilmiş kaftan olarak nitelenebilecek olan decaf (kafeinsiz) kahve, kafeinden uzak durmak isteyenler için üretilen son derece sağlıklı ve mükemmel bir alternatif olarak göze çarpmaktadır. Ayrıca şu bilgiyi de paylaşalım: Kahve çekirdeklerine tat ve doku veren maddelerin çoğunluğu kahve kavurulurken ortaya çıktığından, tüm kafeinsizleştirme işlemleri kahve kavurulmadan önce yapılır ve böylece kahvenin kendine özgü karakteristiği daha baştan itibaren korunmuş olur.

Hem kahve tutkusundan vazgeçemeyen, hem de kafein tüketimini azaltmak isteyen siz kahveseverler için özel olarak hazırladığımız Oze Decaf Filtre Kahve ve Oze Decaf Espresso, özenle seçtiğimiz kaliteli kahve çekirdeklerinin kafeinden arındırılırken kahvenin aroma bütünlüğünün en üst düzeyde korunması gözetilerek üretildi. Kavurucularımız tarafından espressoya ve filtre kahveye özgü şekilde ayrı ayrı titizlikle kavrularak ve kahvenin özgün dokusu korunarak lezzeti en iyi şekilde açığa çıkarılan Oze Decaf kahvelerimiz, raflarımızda ve mağazamızda sizleri bekliyor.

24Mart
2020
Category: Decaf